Devalüasyon Hakkında Her Şey

Son zamanlarda devalüasyon kelimesi herkesin diline düşmeye başladı. Bu yazımızda devalüasyonun anlamını, nedenini ve sonuçlarını, yakın tarihte olan devalüasyonları inceleyeceğiz.

Devalüasyon Nedir ?

Devalüasyon kelime olarak Fransızca kökenli bir kelime olup değer düşmesi anlamına gelmektedir. Bir başka değişle bir devletin resmi para biriminin diğer ülke para birimlerine göre belli bir oranda değer kaybetmesidir. Bu yolla ithal malları pahalılaşırken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmiş olur.

Devalüasyonun Sonuçları

Hiçbir ülke kendi para birimin değer kaybetmesini istemez. Çünkü yerel paranızın değer kaybetmesi alım gücünüzü ciddi oranda düşürür. Ekonominizi yavaşlatır. Ekonominiz yavaşlayınca ithalatınız azalır, enflasyon yükselir, faizler artar. Bunlara karşılık ihracatınız artar ve cari açık azalır. Çünkü ithal olarak alacağınız malların fiyatları artmakta, ülkenin dış ülkelere ihraç edeceği malların fiyatında ise azalma olmaktadır. İhraç mallarınız ucuzlar ise dış pazarda ciddi bir rekabet yaratabilirsiniz.

Bazı ekonomistler kötü giden ekonomide devalüasyon yapılması ekonomik toparlanma açısından faydalı olduğunu savunur. Bunun sebebi ithalat azalıp ihracat artarken cari açığın azalmasına yardımcı olmasıdır. Yani bütçe dengesinin toparlanmasına yardımcı olmaktadır. Bunun işsizliği azaltabileceği ve ülkeye döviz girdisi sağlayabileceğini savunmaktadırlar. Ekonominiz dışa bağımlı ise yani enerjinizi ve üretiminizi sağlayacak ham maddeleri ithalat yoluyla sağlıyorsanız devalüasyonun size yardımcı olması çok zordur. Çünkü dövize olan talep hala devam etmektedir. Devalüasyonun amaçlarından biride dövize olan talebi azaltıp yerli para birimini kullandırmaktır. Siz bunu sağlayamazsanız ekonominiz giderek kötüye gider ve toparlanamaz bir hal alabilir. Bunun en büyük örneği Venezualla’dır. O yüzden devalüasyon süreci çok dikkatli yönetilmeli ve hata yapılmamalıdır.

En iyisi devalüasyon yaşanmadan gerekli önlemlerin alınması yapısal reformların ortaya konulması ve üretimi destekleyici planların yapılmasıdır. Eğitime ve tarıma önem verilmesi, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi ve ihraç edilmesi yapılması gereken en önemli icraatlardır.  Ülke daima belirli ekonomik planlar doğrultusunda ilerlemeli bütçe dengesini bozmamaya önem göstermelidir.

Tarihte Devalüasyon

Eski Yunan ve Roma’da devalüasyon, paranın temsil ettiği maden miktarının azaltılması yoluyla gerçekleştirilmekteydi. Belli bir altın ve gümüş miktarından basılan sikke miktarının çoğaltılması, para değerinin düşürülmesi sonucunu doğurmaktaydı. On dokuzuncu yüzyılda ise kağıt para miktarının arttırılması sonucu meydana gelen enflasyon, iç fiyatların artışı ve banknotların altına tahvil kabiliyetini yok ederek, para değerinin düşüşüne yol açmıştır. Böylece milli para biriminin karşılığı kabul edilen altın miktarı indirilmiş ve kambiyo kurları da buna göre ayarlanmıştır.

Türkiye’de Yakın Tarihin En Ciddi Devalüasyonları

Yakın tarihin ilk ciddi devalüasyonu 5 Nisan 1994 oldu. Kısa süreli ama çok ciddi bir krizin başlangıcına da sahne olan 1994 yılında, yüksek cari açık ve kamu açığı vardı. Ülkede döviz rezervleri oldukça azalmış, dış borç ciddi miktarda artmış ve enflasyon 3 haneli rakamlara çıkmıştı.
 

Tarihte son devalüasyon ise “Büyük Çöküş” diye nitelendirilen 2001 krizinin yaşandığı sırada gerçekleştirildi. Bu sırada cari işlemler açığı kontrol edilemezken, borç seviyesi artmış, hızlı sermaye çıkışı olmuş ve tüm bunların sonucunda da bankacılık sektöründe ciddi sorunlar oluşmuştu.

2001 krizinden sonra bankalarda yapılan reformlar sayesinde şuan ülkemizde en sağlam yapılar olarak görülmektedirler.