Farklı Kaynak Önerisi: Netflix’te İzleyebileceğiniz Komedi Yapımı

Netflix gün geçtikçe hayatımıza girmeye, televizyonun yerini almaya başladı. Bir çok yapımdan söz edilir, ettirilir hale geldi. Bugün sizlere önereceğim az önce iki bölümünü de bir çırpıda bitirdiğim bir canlı show olacak.

Daniel Sloss Live Shows iki bölümden oluşuyor. Özellikle jigsaw bölümü ilişkiler üzerine ve pek çok konuda size hayatı sorgulatacak derecede tavsiyeler ve tecrübeler katıyor.

Daniel Sloss çok genç olmasına rağmen gerçekten hayatın sillesini yemiş bir üstad gibi tavsiyeler ve tespitler yapıyor. İki bölümde de alınganlık ve dünya görüşünüz üzerine ön yargılarınızı kıracak şekilde tavsiyeler veriyor.

Jigsaw adlı gösterisinden bir alıntı

“yedi yaşındayken babamın söylediği bir şey, yalnız başına ölmemin sebebi olacak. varoluş ne demek bilmiyordum, nasıl bileyim? babama dedim ki ‘baba, hayatımızın anlamı ne, neden buradayız?’ söylediği şuydu: ‘peki, oğlum. kendi hayatını, benimkini ve diğer herkesin hayatını düşün. yaşamlarımızın, kendi bireysel yapbozlarımız olduğunu hayal et. ve yaşadıkça, en iyi resmi elde edene kadar, parçaları yavaş yavaş, deneyimlerimize ve derslere dayanarak bir araya getiriyoruz; ama mesele şu ki herkes yapbozunun kutusunu kaybetmiş. yani, yaptığımız resmin neye benzeyeceğini bilmiyoruz, sadece tahmin ediyoruz. eğer elinde bir resim yoksa, yapboz yapmanın en iyi yolu, dışarıdan başlayarak, köşeleri ve kenarları yapmaktır: aile, arkadaşlar, hobi/ilgi alanları, iş… elbette, hayatla birlikte bazı parçalar değişebilir. bazen, arkadaşların değiştiğinde, köşeleri oynatman gerekir. bazen, bir işin ve hobin olur, o zaman neye ne kadar zaman ayıracağının kararını verip parçaları oynatırsın. bazen, ailenden biri ölüp ardında büyük bir boşluk bırakır. o boşluğu doldurman gerekir, yoksa hep yarım kalırsın.’

‘peki baba, resmin esas kısmı ne? ne yapmaya çalışıyoruz?’ o da dedi ki ‘o, eşinin parçası. sen ve daha önce hiç tanışmadığın mükemmel kişi. ortaya çıkıp sana mükemmel şekilde uyacak, seni tamamlayacak ve hayatında ilk kez eksiksiz olduğunu hissedeceksin; tıpkı annenin bana yaptığı gibi.’ 

bazıları, yanlış kişiyi, yanlış parçayı alıp yapbozuna sokmaya çalışırken uymadıklarını kabul etmez. bu kişiyi hayatımıza zorla sokarız, çünkü elimizin boş kalmasından iyidir. beş yıl sonra, tanımadığın bu yapboza bakıp dersin ki ‘bu sürtüğün burada ne işi var?’ *

kimse bir yapboz parçası değildir. dünyadaki herkes, sizin kadar karışık ve derin bireylerdir. yani o da 20 yıl boyunca kendi yapbozuyla geçirmiştir; tıpkı senin gibi. biriyle beş yıldan fazla süre geçirip tüm eğlencenin ardından yapboza baktığında farklı resimler için çalıştığınızı görebilirsiniz. farklı şeyler istediğinizi anlayabilirsiniz. ve o anda, kendine sorman gereken çok zor bir soru vardır: 

1) hayatımın son beş yılını boşa harcadığımı itiraf edecek miyim?
2) hayatımın geri kalanını boşa harcayacak mıyım?